• Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Üyelik Girişi
Videolar

Yeni Yayımlanan Kitaplar

   

İsmail Haqqi His Life Works and Views
Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

ibn rüşd (1. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek



ibn rüşd (2. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek




Dini ve felsefi metinler: Yirmibirinci Yüzyılda yeniden okuma, anlama ve algılama

Bayram Ali Çetinkaya(Editör)

Doğu-Batı: İki Dünyanın Buluştuğu Noktada Düşünce Günleri


Anasayfa

Nihayetinde ‘hiççilik’ olarak kabul edilen nihilizm, genel olarak tüm varlığı reddeden bir anlayıştır. Var olan her şeyin bir anlam ve değerinin olmadığını savunmaktadır. Bundan dolayı ahlâkî, siyasî ve dinî sistemlere karşı olmuştur. Aslında nihilist için her türlü bilgi, değer ve anlam insanın varlıklara yüklediği ‘hiç’lerdir. Şüphe ve eleştiri, nihilist için en çok başvurulan bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Nihilist, bilgi alanında her türlü bilginin bir aldanma ve yanılsama olduğunu, yani bilginin olmadığını ileri sürer. Değerler sahasında ise insan fiillerinin belirleyen değerlerin bulunmadığını kabul eder. Varlık alanında ise, hiçbir şeyin var olmadığına düşünür.
14.11.2019
ascal’dan önce, Hz. Ali, el-Ma’aarrî, Gazâlî’nin de dediği gibi, Tanrı ve ahiret inancının, herhangi bir oyunun konusu olduğunu düşünelim. Buna göre, inanan ve inanmayan başta eşit şansa sahiptirler. Ancak bu iki insan Tanrı’nın veya ahiret hayatının var olup olmadığı konusunda anlaşamıyorlarsa ve bunu kanıtlayamıyorlarsa; oyun inanmayan için, Tanrı ve ahiret ‘ya varsa’ düşüncesine dayanan bir kazanç olabilir. Çünkü Tanrı ve ahiret hayatı gerçekten varsa, oyunculardan her ikisinin birden kazanan veya kaybeden taraf olma ihtimali söz konusu olamaz. Tanrı’ya ve ahiret hayatına inanan kazanır; inanmayan kaybeder. O halde Tanrı’ya ve ahiret hayatına inanmak, inanmamaktan her zaman kazançlıdır. Tanrı ve ahiret hayatı gerçekten yoksa, inananın inanmayan gibi kaybedecek bir şeyi yoktur. “Eğer kazanırsanız her şeyi kazanırsınız; kaybederseniz, hiçbir şeyi kaybetmezsiniz.” (Mehmet Bayrakdar, Pascal Oyunu, 11-12)
11.11.2019
"Erdemle nurlanan kalp, kurtuluş ve mutluluk içindedir. Dolayısıyla arınmış kalp bize istikameti gösterir. Dosdoğru yoldan ayrılmayan kalp, Hakk'ı ve hakikati kendisine rehber adinmektedir." Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp
24.10.2019
anrı’ya inanmaya götüren çok sayıda düşünce ve kanıtlar bulunmaktadır. Tanrı’nın mahiyeti, yani ne olduğu ile ilgili bilgiler, varlığı ilgili bilgiler kadar olmayabilir. Zira Tanrı Sonsuz’dur. Sonsuzluğun bilgisi mümkün olmayı zorlamaktadır. Ancak Tanrı’nın verdiği akıl veya zihin için, Sonsuzluğun bilgisini elde etmeye çalışmak insanın gayretine açıktır. Nitekim dinin kendisi de insanın evreni bilme ve araştırma yapma konusunda teşvik etmektedir. Agnostiklerin Tanrı’ya ve metafizik sahaya olan negatif tavırları ve dinin pratiklerine katılmayışları ateizm olarak görülse de Bernard Russell gibi filozoflar bu nitelemeye karşı çıkmaktadırlar. Zira onlara göre ateizmin bir kesinlik iddiası bulunmaktadır, bu da kabul edilecek bir husus değildir. O halde agnostikleri ateist olarak görmek de, onları din karşıtı olarak kabul etmek de isabetli bir yaklaşım değildir.
24.10.2019
Ateistlerin sorularına tutarlı ve ciddi cevaplar vermek önemlidir. Örneğin, “ilk Rus astronotu Yuri Gagarin’in ‘uzayda Tanrı’yı görmediği’ne ilişkin cevabı aynı zihniyetten hareketle verilen cevaplardır. Buna iyi bir Müslüman veya Hıristiyanın cevabı, Tanrı’nın zaten Gagarin’in kastettiği anlamda uzayda olduğunu hiç kimsenin söylemediği olacaktır. Hatta Yunus Emre belki daha da ileri giderek şunu söyleyecektir: ‘Ararsan Mevlayı kendinde ara; Kudüs’te Mekke’de, Hac’da değildir.’” (Ahmet Arslan, Felsefeye Giriş, 161-162). Diğer taraftan felsefe tarihinde ateistlikle itham edilen birçok düşünür ve filozof, böyle bir suçu kesin bir dille reddetmiştir. Fichte, ateistlikle suçlanmış, buna verdiği cevapta “bir insanın gerçek anlamda ateist olabilmesi için hiçbir ahlâkî ideale sahip olmaması gerektiğini” ileri sürmüştür.
24.10.2019
Allah’ın varlığını, yani evrende derûnî, hariç ve üstün bir ilahî sebebi kabul etmeyen ateizm, bir sistemden çok, pozitif birtakım ilkelerden hareketle bir inkârı savunmaktadır. Allah’ı, ruhu, yaratılışı inkâr ederken, evrenin planlı olmayan birtakım tesadüflerin eseri olduğunu iddia eder. Ateistler, doğa olaylarının açıklanmasında hiçbir ‘aşkın sebebi’ kabul etmezler. Dolayısıyla onlar, din, dindar ve yüksek inanç sahiplerine karşı durarak onlarla mücadele ederler. Bu açıdan ateizmin temellerini (ontolojik) materyalizmde aramak gerekmektedir. Tanrı merkezli anlayışların yerini Rönesans’la birlikte akıl, bilim, insan ve toplum merkezli akımlar almıştır. Doğa bilimlerindeki hızlı gelişmeler, on altıncı yüzyıldan itibaren pozitif bilimlerin gelişmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. Onun için ondokuzuncu yüzyılın materyalist, pozitivist ve biyolojistleri ateist kabul edilmektedirler.
24.10.2019
Yüzlerce yıldır bu topraklarda varlığını sürdüren Osmanlı Barışı, din, dil, ırk, mezhep demeden bütün toplulukları ‘insan’ olarak kabul etmiş ve değer vermiştir. Onları birbirine yok ettirmeden sulh içinde yaşamaları için adaleti sağlayan Osmanlı Devleti’nden Batılı ve Doğulu bütün devletlerin önemli dersler ve sonuçlar çıkarmaları gerekmektedir. Çıkar ve emperyal amaçlar gütmeden, kan, savaş ve zulüm içerişine sürüklemeden insanların hayatlarını petrol, gaz, yeraltı ve yer üstü zenginlikleriyle değiştirmemek, sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın/insanlığın görevidir. Ordumuz, mazlum Suriye ve insanları için, özetle yaşanabilir güvenli bir bölge oluşturmak için sefere çıkmıştır. el-Hâfız olan Hak Teâlâ, tüm askerlerimizi, yani ‘Muhammed’in Ordusunu” her türlü görülen ve görülmeyen saldırı ve tehlikelerden muhafaza etsin ve harekâtı zaferle sonuçlandırsın.
24.10.2019
Konuklar: Prof. Dr. Abdulhamit Birışık - (Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı) ve Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya - (İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi) Yayınlanma Tarihi: 21.10.2019
23.10.2019
Şairleriyle öne çıkan Tebriz, halı sanatının nadide eserlerinin dokunduğu bir İslâm beldesidir. Süsleme ve mimarisiyle kendisini gösteren bin yıllık çarşısında beş bin beş yüz dükkân/mağaza ve kırk meslek dalını görmek mümkündür. Unesco’nun Dünya Mirası listesi’ne eklediği çarşı, çok geniş bir alana oturmaktadır. Yürümekle bitmeyen kapalı çarşının beş km olduğu söylenmektedir. Çarşının içinde el arabalarıyla yol açmaya çalışanların “subhanellah ay balam” ikazlarını muhatap olmak şaşırtıcı değildir. Şiir ve şair, Tebrizle özleşmiş olgulardır. Yüz on şairin bulunduğu şairler mezarlığı ve anıtı, Tebriz’in şaheser mekânlarından birisidir. Buradaki şairlerin sultanı Mehemmed Hüseyin Behzat Tebrizî Şehriyar’dır (1908-1988). Şiirleri doksan iki dünya diline çevrilmiş olan Şehriyar, aslında tıp fakültesi mezunu bir şairdir.
12.10.2019
12.10.2019
 6  ...
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam90
Toplam Ziyaret51167
YENİ ÇIKAN ESERLER

                                             
     

   



Doğudan Batıya Düşüncenin Serüveni Semineri

Yayımlanan Eserler

Yitik Bilgi ve Hikmet
Bayram Ali Çetinkaya





İslam Medeniyetinin Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



İrfan ve Hikmet Peygamberi 
Bayram Ali Çetinkaya
   İNSAN YAYINLARI
        İlkçağ Felsefesi Tarihi
Bayram Ali Çetinkaya 
İNSAN YAYINLARI


   Şems-Mevlana Dostluğu
     Bayram Ali Çetinkaya
     İNSAN YAYINLARI
      


Medine'den Medeniyete

Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

İzmirli İsmail Hakkı
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI