• Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Üyelik Girişi
Videolar

Yeni Yayımlanan Kitaplar

   

İsmail Haqqi His Life Works and Views
Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

ibn rüşd (1. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek



ibn rüşd (2. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek




Dini ve felsefi metinler: Yirmibirinci Yüzyılda yeniden okuma, anlama ve algılama

Bayram Ali Çetinkaya(Editör)

Doğu-Batı: İki Dünyanın Buluştuğu Noktada Düşünce Günleri


Anasayfa

Babaannem memleketin yaşlı ve eşleri olmayan fakir kadınlarını da gözetir. Her perşembe ona gelirler, o da onlar bir şey istemeden onların halini anlardı. Babaannem hepsine ikramlarda bulunur, evde bulunanlardan paketler yapardı. Daha çok bu ikramlar, cuma akşamları olurdu. Babaannem de beraber uzun yıllar oturan Annem de, daha sonraları benzer şekilde aynı bu güzel geleneği devam ettirdi. Cesur, dirayetli, heybetli bir Anadolu kadını olarak Babaannem, çocuklarına, ailesine katkıda bulunmuş, onları dürüst, düzenli bir fert olmak üzere yetiştirmiş, onların helal rızık ve helal yiyecek almasına önem vermiştir; üst başına itina göstermiş, temiz yaşamalarını ve düzenli hayat sürmeleri konusunda uyarmıştır.
07.06.2020
ac esnasında, Konya müftüsü, kafilesiyle yaptığı toplantıda ‘içinizde çocuklarının düğününde davul zurna çaldırmayan kimse var mı?’ diye sorar. Babaannem, el kaldırıp ‘altı çocuğumu evlendirdim. Hiçbirisinin düğününde davul zurna çaldırmadım’ der. Bunun üzerine müftü efendi Babaannem ve Dedem’i yanına çağırır. İsimlerini sorar. Babaannem, isminin Fatma, Dedem ise, Ali olduğunu söylediğinde, Hoca Efendi, ‘işte, Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın kurduğu bir aile gibi’ diyerek onları ideal bir çift olarak topluluğun önünde över. Babaannem’in anlattığına göre, ömrü boyunca kızlığından beri hiç namazına bırakmaz, her dâim vaktinde kılar. “Herhalde kazaya kalmış namazım yoktur” diye anlatır çocuklarına.
07.06.2020
Babaanneme bakıldığı zaman, o günün kadını çilekeştir. Necmiye Hala’mın anlattığına göre, bir kazan peynir suyu kaynatır, onu bir kilo çökelek elde için yapardı. Akşama kadar hiç durmadan çalışır. İşi bittiği zaman, evlerin içinde çeşme olmadığından dolayı, yakındaki elle kazılmış olan, duvarları taşlarla örülü kuyudan su çekmeye giderlerdi. Yani kadınlar, boş buldukları vakitleri de, su çekmek için kullanırlardı. Diz problemi olduğu için Babaannem, yürümekte zorluk çekerdi. Değişik hastalıkları vardı, ama genel olarak sağlıklıydı. Astımı onunla birlikte ömrü boyunca devam etti.
06.06.2020
Sandığın anahtarı herkese verilmez, Babaannemde dururdu. O olmadığı zamanlarda gelini annem Elife ona sahiplik yapardı. Başkası da zaten düşünülemezdi. On iki kişinin yaşadığı bir ailede, düzen ve intizamın olması gayet doğaldı. Aksi taktirde ihtiyaç ve tüketim dengesinin yitirilmesi söz konusu olurdu. Babam, annem, ben ve iki kardeşim, Dedem, Babaannem, dört amcam ve halam birlikte büyük odaları olan bir evde kalmaktaydık. Alınan malzemeler, kiloyla alınmaz, büyük kutular ve çuvalla, daha doğrusu toptan alınırdı. Aslında eski dönemin alışkanlığı böyleydi. Babaannem ve annem, bu malzemeleri, güzel, enfes kokan yemeklere dönüştürürler. Sevgi ve muhabbetle pişirilen yemekler, geniş sininin etrafında lezzetli ve doyumsuz anları bizlere yaşatırdı.
06.06.2020
Çocuklarına karşı Babaannem, sert ve otoriter idi. Cıvıklık ve gevşekliği sevmez, o dönemde yaygın olan haliyle çocuklarına sarılmazdı. Ama yufka yürekli idi, içten içe severdi. O dönemde, zaten sevgi gösterilmez. Nedendir bilinmez, gösterilmesi de iyi karşılanmazdı. Belki de çocukların şımarmaması için böyle yapılırdı. Babaannem, çocukları evlendiğinde bile onlara olan düşkünlüğünü gösterirdi. Onların evine giderken reçeller yapar, turşular götürür; gidemiyorsa gönderirdi. Hamur işleri, çörekler, börekler hazırlar; bunları dizleri tutmadığı için, oturarak yapardı. Dedem babaannemin kıymetini bilir, ona saygılı davranır. Babaannem de, Dedem’e hürmet eder, onun tanıdık ve tanımadık misafirlerini ağırlar, yemekler hazırlar. Dedem, Babaannem için ‘Kurban Bayramı günlerinde özellikle ‘ayakları pek tutmaz, önüne iş geldiğinde beş kişinin işini yapar’ diyerek iltifat eder ve överdi.
05.06.2020
Çok sağlam bir karaktere sahip olan Babaannem, yalan söylemez, riyakâr davranmaz, samimi ve dobra dobra konuşan, gerçeği yüzüne karşı söyleyen bir kişilik özelliği gösterirdi. Güleç yüzlü, kendisiyle barışık, ama aynı zamanda otoriter ve dirayetli bir Anadolu hanımefendisiydi. Bir olay onun karakteri hakkında yeterince bilgi verir zannedersem. Elinde paketle bir akrabasını ziyarete gideceği sırada, kayınbiraderi ‘sen hediye götürüyorsun biz götürmüyoruz. Sen kendini iyi göstereceksin. Bu hediyeyi geri bırakmalısın’ dediğinde Babaannem, o günün şartlarında büyük bir tepki gösterir ve at arabasından iner. Sonra zorla ikna edilir, hediyesiyle beraber at arabasına tekrar biner ve onu gideceği yere götürür.
05.06.2020
Fatma Babaannem, köyden mezraya/yaylaya gelin olarak geldiğinde, henüz Hacı Ali Dedem’i görmemiştir. Ancak yokluk bir taraftan, ihtiyaçlar bir taraftan iki odalı toprak bir evde Babaannem için zorlu günler başlar. Eltisinin himayesinde, sebzelerin bile sandığa konulduğu bir dönemde, Babaannem bir kız çocuğu doğurur. Soba yok, sıcak su yok, aileden uzak, dar bir evde hayat mücadelesine katlanan Babaannem, dönemin hastalığı vereme yakalanır. İlçemiz Yunak’a önce götürülür, akabinde Akşehir’de uzman bir doktora götürülme kararı verilir. Dedem’le abisi Hacı Hamit eski evde uzun süre beraber kalırlar. Hacı Hamid'in iki kızı Huriye, İclal ve amcam Tacettin kuşpalazı (difteri) hastalığına yakalanır. Onların ikisini Konya'ya tedaviye götürür, Hacı Hamit. Dönüşte her ikisi de aynı gün ölürler. Dedem de amcamı tedavi için Konya'ya götürür ve o da orada iyileşir.
04.06.2020
Düğünlerde kazanlar kaynar, yemekler pişer. Bu durum üç gün, beş gün, bazen bir hafta devam eder. Erkek tarafı, düğün kız tarafının evinde gerçekleşirse, o zaman kız tarafına koyunlar ve hediyeler getirir. Düğünlerde, bazen on, durumuna göre yirmi-otuz veya elli koyun kesilip kazanlarda pişirilir. Köyden veya dışarıdan gelen herkes, bu sevgi kazanlarından pişen muhabbet yemeklerini büyük bir iştahla yerlerdi. Bütün köy ve çevre köylerden gelen yüzlerce kişi, büyük bir katılım oluşturur. Elbette bu kadar çok insanı doyurmak için, erkek tarafı, kevani denilen kadın aşçıları yanlarında götürürler, onlar da kız tarafının evinde güzel yemekler pişirirlerdi.
04.06.2020
Babaannemi görüp beğenen Hacı Ali Dedem’e, refakat eden adam, ‘bir daha bak istersen’ diye teklifte bulunur. Dedem, ‘hacet (lüzum) yok’ cevabını verir. Çünkü o, hayat sultanını bulmuştur. İçi rahat, kalbi ona ısınmış bir şekilde geri döner. Onun güçlü, kuvvetli, kudretli ve güzel olduğunu gören Dedem için, artık Babaannemi istemek kalır. Babaannemi istemesine, abisi Hacı Hamit Pehlivan yardımcı ve destek olur. Böylece Hacı Hamit de, Babaannemin halasına (Huriye) müracaat eder. Çünkü Hacı Hamit, pehlivan olduğu için bütün çevrede tanınan birisidir. Pehlivan Hamit, onların düğünlerindeki güreşçisidir ve onun ayrıcalıklı bir yeri bulunmaktadır. İstedikleri zaman, gelirler onu alır düğünlerinde kendileri adına güreşmesi için davet ederler, o da bu çağrıya icabet ederdi.
03.06.2020
Babaannem de, Dünya Ekonomik Bunalımı’ndan bir yıl öncesinde, Anadolu’da Konya’nın Yunak ilçesine bağlı Büyük Hasan köyünde doğar. Babaannem ağa kızıdır. Babası Mustafa Efendi, zengin ve geniş toprak sahibi bir ağa ve beydir. Babaannemin dedesi ise, nüfus kayıtlarına göre Hacı Ahmet Ağa’dır. Babaannenin babası Mustafa Efendi beş erkek, bir kız altı kardeştiler: Mehmet Ağa, Hasan Efendi, Mustafa Efendi, Bekir Efendi, Ömer Efendi ve Huriye Hala. Ömer Efendi İstanbul'da hukuk okur, Akşehir'de uzun yıllar avukatlık yapar. Diğerleri de Rüştiye (ortaokul) mezunudurlar.
03.06.2020
... 10 ...
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret63439
15 Temmuz Destanı
Ayasofya Camii İbadete Açıldı
Yayımlanan Eserler


Sayıların Gizemi ve Tasavvufun Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
İnsan Yayınları


   İlkçağ Felsefesi Tarihi
Bayram Ali Çetinkaya 
İNSAN YAYINLARI









Yitik Bilgi ve Hikmet
Bayram Ali Çetinkaya





İslam Medeniyetinin Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



İrfan ve Hikmet Peygamberi 
Bayram Ali Çetinkaya
   İNSAN YAYINLARI
   



   Şems-Mevlana Dostluğu
     Bayram Ali Çetinkaya
     İNSAN YAYINLARI
      


Medine'den Medeniyete

Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI
YENİ ÇIKAN ESERLER

                                             
     

   



Doğudan Batıya Düşüncenin Serüveni Semineri


İzmirli İsmail Hakkı
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI