• Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Üyelik Girişi
Videolar

Yeni Yayımlanan Kitaplar

   

İsmail Haqqi His Life Works and Views
Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

ibn rüşd (1. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek



ibn rüşd (2. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek




Dini ve felsefi metinler: Yirmibirinci Yüzyılda yeniden okuma, anlama ve algılama

Bayram Ali Çetinkaya(Editör)

Doğu-Batı: İki Dünyanın Buluştuğu Noktada Düşünce Günleri



İzmirli İsmail Hakkı
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



Anasayfa

Terzi Ahmet, gençleri organize ederek, misafirhanesine getirir. Onları, diğer orta ve ileri yaştaki büyükleriyle buluşturarak edebi ve hayayı yaşayarak öğrenmelerini sağlar. Misafirhanesinde boş ve gereksiz laubali konuşmaların yapılmasına, Terzi Ahmet, aslı izin vermez. Böyle durumlarda, hemen ayağa kalkar, Hacı İsmail şu kitaplardan birisini al oku, dinleyelim. Bazı zamanlar da gençlere bu kitapları okutur. Kendisi mektep medrese okumadığı için, okuma yazma bilmez. Ancak zamanla odasında kitap okuttuğu kimselerden okumayı öğrenir. İlçenin göreceli olarak yüksek kısımdaki evinden çıkan Terzi Ahmet, zaman zaman çarşıya iner. Yabancı ve gariban bir kimseyi görürse, hemen alır onu ‘odası’na götürür, misafir eder. Çok yakın arkadaşı ve bir anlamda manevî talebesi olan Hacı İsmail (Ürün) Amca, onun için ‘Peygamber sünnetini yaşayarak anlatan bir insandı’ diyerek onu nebevî yolun bir seyyahı olarak anlatır.
01.02.2021
Günlerden bir gün, seyyar bakkal diyebileceğimiz bir ‘çerçi’ Yunak’a gelir. Kalacak yer, bellidir. Terzi Ahmet’in odasından başka rahat edilebilecek yatılı bir mekân yoktur. Çerçi, bu misafirhanede bir ay gibi uzun bir müddet kalır, yemeğini yer, geceleri yatar. O kadar çok kalır ki, adeta onun gitmeye niyeti yoktur. Nihayetinde Terzi Ahmet’in hanımı dayanamaz: ‘Bey! Söylesen de artık, gitsin’ der. Kocası Terzi Ahmet, hanımına hikmetli bir sözle cevap verir: “Ben ona git demem, Hanım; herkes nasibiyle gelir.”
31.01.2021
Hüda’nın, Terzi Ahmet’in kendisine zaman zaman ikram ve lütufları olmaktadır. Anlatılanlara göre, odasında kalmaya gelen kimseleri daha onlar gelmeden, önceden bilir. Onlar kapıdan girmeden önce bir misafirin geldiğini söyler, kapı vurulmadan açarmış. İçeri girmeden gelen kimse için, ‘misafir geliyor’ diye önceden söylermiş. Terzi Ahmet’in bir diğer görünen ve bilinen fazileti; Yunak ilçesinin en yukarı kısmı olan ve suyunun tatlılığıyla bilinen Karataş’tan doldurup taşıdığı suları, öküzlerin çektiği kağnısıyla beş-altı kilometre ilçenin en yakın tarafları olan ekili ve verimli ovaya (eşme) götürüp oradaki büyük küpleri suyla doldurmasıdır. O, bu zorlu işi iki üç günde bir yapmaktadır. Anlatılanlara göre, Terzi Ahmet, bu meşakkatli işi, bila bedel, yani hiçbir ücret almadan gönüllü olarak yerine getirir. Yirmi otuz yıl, bu kendisini vazifeli addettiği bu görevi aksatmadan devam ettirir.
31.01.2021
Vefa örnekleri Hüseyin Dayı’nın hayatının bir parçasıdır adeta. Evlilik mevsiminde (hasat sonunda) yakında olacak bir düğün için, Hüseyin Dayı ve Kerime Yenge, sarrafa giderler. Kerime Yenge, düğünde takacaklarının ne olabileceği konusunda eşi Hüseyin Dayı’ya sorar ve onun görüşünü almak ister. ‘Bu nasıldır, olur mu?’ diye sormasından sonra, her seferinde büyük bir nezaket ve asaletle Hüseyin Dayı, hayat arkadaşı Kerime’sine ‘sen bilirsin, nasıl istersen’ şeklinde cevap verir. Birbirine olan nezaket ve saygıyı gözlemleyen Sarraf Ahmet ise, alışık olmadığı manzara karşısında çok şaşırır. Bu arada Kerime Yenge, Sarraf Ahmet’e gösterdiği ilgi ve saygı nedeniyle ‘sana koyun yoğurdu göndereceğim’ diyerek mukabelede bulunur. Gerçekten de yoğurdu gönderir. Daha sonraları, Sarraf Ahmet’ten o kadar çok bahseder ve ona dua eder ki, en yakınları bile buna şaşırırlar. Sarraf Ahmet’e sormadan edemezler: ‘Annem ve Babam, sürekli senden bahsediyor, bizden çok sana dua ediyorlar. Sen onlara ne yaptın da böyle davranıyorlar?
30.01.2021
Garip guraba, fakir fukara, Hüseyin Dayı için ilgilenecek en önemli kimselerdir. Onlar kimsesiz, muhtaç ve yalnız oldukları için, bu ihtiyaçlarına bir nebze de olsa merhem olmak ister. Bu güzel insanın sık sık gittiği, Yunak’ın merkezinde bulunan demli ve sıcak çayların eşliğinde muhabbet ve sohbetin yapıldığı bir park bulunmaktadır. Ortasındaki büyük dut ağacının merkezi bir terazi gibi durduğu bu park, sonradan köklü değişiklikler geçirerek eskinin hatıralarını gölgeleyerek modern bir parka dönüşmüştür. Tellerle tutturulmuş ahşap sandalyeler ve masalar, yerini plastik maddeden yapılmış oturak ve dayanaklara bırakmıştır.
30.01.2021
Hüseyin Dayı’nın vefatında Yunak ilçe savcısı baş sağlığına gelir. “Allah bize de böyle ölüm nasip etsin” der. Oğlu avukat İbrahim, savcının niye böyle dediğine başlangıçta şaşırdığını ifade eder. Savcının babasının taziyesine gelmesine şaşıran avukat İbrahim, olayın mahiyetini daha sonra anlatılanlardan öğrenir. ‘Babam çok iyi bir adamdı’ diyen oğlu İbrahim’in anlattığına göre, hapishanede cezası çok az kalmış (6-7 ay) şehir dışından gelen mahpuslar bulunmaktadır. Bir gün başgardiyan, savcıyı telefonla arayarak sorar: ‘Sayın Savcım, bir Hacı amca var, mahkumları ziyaret etmek istiyor, izin verelim mi?” Savcı şaşırır, ‘birinci derecede bir yakını ve akrabası mı var?’ diye sorunca, başgardiyan ‘hayır efendim, bir yakını ve tanıdığı bulunmamaktadır.’ ‘Peki cezaevine niye geliyor?’ diye Savcı bey üsteleyince, Hüseyin Dayı’nın her hafta Cuma günleri geldiğinden bahseden başgardiyan, ‘yanında çay ve sigara getirir ve mahkumları ziyaret eder’ diye cevap verir.
30.01.2021
Son on, on beş yıldır, akademik ve bilimsel etkinliklerden uzak bir hayat sürer Nur Vergin, 2008 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda ‘AK Parti 10 yıl daha iktidarda kalır’ ifadesi nedeniyle ‘mahalle’si tarafından büyük bir aforoza uğradı. Nur Vergin, Atatürk’ün yakın arkadaşı ve Selanik’ten çocukluk arkadaşı olan Nuri Conker’in oğlu Diplomat Mahmut Conker’in kızı olarak 1941 yılında İstanbul’da doğar. Babası ile annesinin, o beş yaşındayken ayrılmaları, babasının İstanbul Park Otel’den atlayarak intihar etmesi, Nur Vergin’in büyük ihtimalle bütün hayatını etkiler. Dedesi Nuri Conker, Mustafa Kemal’e ‘Kemal’ diye hitap eden tek kişidir. Annesinin ikinci eş olarak evlendiği ve kendisinin soyadını aldığı bir başka diplomat Cevat Paşa da son halife Abdülmecit Efendi’nin yakınlarındandı. Dolayısıyla Nur Vergin Osmanlı ve Cumhuriyet’in birleştiği bir soyu ifade etmekteydi.
28.01.2021
Bu güzel aile, yakın köylerden ilçenin pazarının olduğu pazartesi günü gelenleri de misafir eder, yemek yedirir, kalmalarına yardımcı olurlar. Yunak’a yakın olan köyden merkepleriyle gelen bu kimselere Hüseyin Dayı ve Kerime Yenge büyük izzet ve ikramda bulunurlar. Hatta, Kerime Yenge, bunların merkeplerini bile doyurur, sularını verir. Başlarına arpa ve saman torbasını takar, su ihtiyaçlarını karşılar. Ne büyük asalet, tanıdığı tanımadığı insanları misafir etmek, karınlarını doyurmak, bir de ‘hayvanlara bakılmamış ve ilgilenilmemiş denmesin’ diye onların yemlerini ve sularını vermek, hangi ahlâk kitabında bunları bulabiliriz.
26.01.2021
Duaları iyi bilen Kerime Yenge, namazını asla terk etmez. Kalp rahatsızlığı geçirdiği zaman, seksen dört yaşına kadar oruçlarını tutar. Kerime Yenge, vefat ettiğinde kendisini tanıyanlar çok üzüldüler. Tanıdıkları, onun vefat haberini aldığında üzüntülerini gösterdiler. Yunak ilçesinin en büyük camisi olan Çarşı Camisi’nin imamı Lokman Hoca, Kerime Yenge’nın cenaze namazını kıldırır. Namazdan ve definden sonra, ‘bu mevta beni çok etkiledi, kimdir bu kadın?’ diye birkaç kişiye sorar. Onun ifadesiyle çok cenaze namazı kıldırırız, ancak nadir olsa da bazı cenazeler bizi etkiler, içimize farklı duygular doğar’. İşte Kerime Yenge’nin bir ömür (yaklaşık bir asır) insanlara hizmet eden yorgun bedeni, kendisinin veda namazını kıldıran hocayı da tesiri altında bırakır.
26.01.2021
Çok güzel baklava yapar, kuzu kapama, kuşbaşı et yapar, Kerime Yenge. Yaptıkları çok beğenilir, herkes tarafından konuşulur. İlçede onun hazırladığı baklava ve yoğurdunun girmediği ev yok gibidir. Kocası, Yunak’taki cezaevinde kalan mahkumlara götürüp ikram etmek için, Kerime Yenge’ye yoğurt ve baklava yapmasını ister. Bu ismi gibi cömert kadın, hiç tereddüt etmeden büyük aşkla hemen mahkumlar için baklava yapar, yoğurt mayalar.
26.01.2021
 5  ...
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret66416
15 Temmuz Destanı
YENİ ÇIKAN ESERLER

                                                                                            
                                                                                        
                                                      
                                                   
     





Ayasofya Camii İbadete Açıldı
Yayımlanan Eserler


Sayıların Gizemi ve Tasavvufun Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
İnsan Yayınları


   İlkçağ Felsefesi Tarihi
Bayram Ali Çetinkaya 
İNSAN YAYINLARI









Yitik Bilgi ve Hikmet
Bayram Ali Çetinkaya





İslam Medeniyetinin Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



İrfan ve Hikmet Peygamberi 
Bayram Ali Çetinkaya
   İNSAN YAYINLARI
   



   Şems-Mevlana Dostluğu
     Bayram Ali Çetinkaya
     İNSAN YAYINLARI
      


Medine'den Medeniyete

Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI