• Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Üyelik Girişi
Videolar

Yeni Yayımlanan Kitaplar

   

İsmail Haqqi His Life Works and Views
Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

ibn rüşd (1. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek



ibn rüşd (2. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek




Dini ve felsefi metinler: Yirmibirinci Yüzyılda yeniden okuma, anlama ve algılama

Bayram Ali Çetinkaya(Editör)

Doğu-Batı: İki Dünyanın Buluştuğu Noktada Düşünce Günleri


Büyük Sınav Konya İmam Hatip Okulu’na Gir(ebil)mek

 

Bayram Ali Çetinkaya

Altmışlı yıllarda İmam Hatip Okul’larının (eskiden Lise yerine okul kullanılmaktadır) sayısı sınırlıydı. Milletimizin bu okullara teveccühü ise, çok yüksek seviyedeydi. Bundan dolayı, İmam Hatip Okulları, öğrencilerini uzun süre sınavla almak zorunda kaldılar. Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın ve Prof. Dr. Mehmet S. Aydın’ın hatıralarına bakıldığında, onların bu okullara müracaat etmelerinin zorluklarını görmek mümkündür. Okullara girmek için müracaat etmek bile güçtür. İmam Hatip Okulları’nın açılmasında Celaleddin Ökten Hoca’nın gösterdiği çabaları ve çektiği sıkıntıları, Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıralar’ı (5 cilt, haz: Ertuğrul Düzdağ) okunduğunda görülecektir.

Tek Parti dönemi iktidarı CHP, din hizmetlerinin yerine getirilmesi için -ihtiyaçlar o dereceye gelir ki- yapılan ısrarlı taleplere başlangıçta on ay, daha sonra iki yıla çıkarılan kurslar açarak karşılık vermiştir.

Demokrat Parti, seçim vaatleri içinde olan İmam Hatip Okulları’nı, halka verdiği sözü yerine getirerek açmayı iktidarının ilk yıllarında gerçekleştirmiştir. Birinci devresi dört, ikinci devresi üç yıl olan İmam Hatip Okulları, 1951-1952 yıllarında yedi ilde açılmış, akabinde 1963-1964 öğretim yıllarında İmam Hatip Okul’larına parasız yatılı olarak da öğrenci alınmıştır.

 Yetmişli yılların başında, sayısı 7 olan İmam Hatip Okulu sayısı 72 çıkmıştır. Bugün ise, 2700 İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu bulunmaktadır. Bir milyonun üzerinde öğrenci bu okullarda eğitim görmektedir.

Altmışlı yıllarda sayısı yedi olan okuldan birisi de, Konya İmam Hatip Okulu’dur. Bu okula girmek çok güçtür. Zira bu okula zorlu bir sınavla giri(lebil)mektedir. Amcalarım Tacettin ve Hasan, Konya İmam Hatip Okulu’na giriş serüveni oldukça ilginç bilgiler içermektedir. Bu vesileyle Tacettin Amcam’ın ifadeleriyle, ‘Büyük Sınav’ı kazanmak ve akabinde ‘Konya İmam Hatip Okulu’na öğrenci olmalarının hikayesi, eğitim sistemimizdeki bu okulların tarihçesi açısından kayda değerdir. Şimdi bu okulların bir öğrencisi olarak yetişen Tacettin (Çetinkaya) Amca’nın ifadeleriyle altmışlı yıllarda Konya İmam Hatip Okulu’na nasıl girilmektedir:

“Babam Ali Çetinkaya rahmetli itikadı sağlam, ibadetlerine düşkün samimi, saf, temiz bir Müslüman idi.

Tek parti döneminde çocukluğunda köyün hocasına gidiyor. Tam Kur'an'a geçeceği zaman jandarma geliyor, hoca çocukları dağıtıyor elif cüzleri ve Kur'an'ın Kerimleri saklıyor.

Babam hep Kur'an öğrenememiş olmanın acısını yüreğinde taşıdı. Bu arzusu nedeniyle dini eğitimlerimizi önemserdi, küçük yaşlarda bizlere eğitim aldırırdı.

Babam caminin her dâim müdavimi idi. Camiye gelen misafir hocaları eve getirir, onları misafir ederdi.

Her hafta cuma günü ilçemiz Yunak Çarşı Camii'ne gelen vaiz de bizde kalırdı.

Vaiz Mehmet Ali Öz, Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde okuyordu.

Ben ilkokulu bitirmiş, kaydolduğum halde babamın oraya gönlünün olmadığını hissettiğimden gitmemiştim. İlçedeki Kur'an kursuna gidiyordum. Kur'an eğitimi almış Arapça (Arabiyet) 'ya başlamıştım, epeyce de mesafe almıştım.

Kardeşim Hasan ilkokulda okuyordu, o yılın mezun olacaktı.

Bir gün vaiz babama dedi ki ‘Bu çocukları imam hatip okuluna versene. Konya imam hatibin imtihanlarına sokalım.’

Babam o güne kadar hiç duyulmamış bu okulun ‘nasıl bir okul olduğu’nu sorunca, vaiz babamın anlayacağı şekilde dedi ki "Bu okul hem dini hem de dünyevi...’

Babam vaizin de bu okuldan mezun birisi olduğunu anlayınca, her ikimizi de göndermeye karar verdi.

Bölgemizde sadece Konya'da İmam Hatip Okulu varmış, çok rağbet görüyormuş. Öğrencilerini imtihanla alıyormuş.

Yazın Osman Abim her ikimizi de Konya’ya okula giriş imtihanına götürdü.

Okulun bahçesi çok kalabalıktı, o güne kadar böyle bir kalabalık görmemiştik. İki bin kişi civarında çocuk sınava girmiştik.

O zamanlar en çok rağbet gören maarif kolejlerine (bu günün Anadolu liseleri) bile girmek için bu kadar sayıda müracaat olmadığını söylerlerdi

Din eğitimi sadece camilerde yaz aylarında imamın çabasıyla ve çoğu gayri resmi Kur'an kurslarında verilebiliyordu.

Evladını inançlı, dinini diyanetini bilen ve yaşayan insanlar olarak yetiştirmek arzusu milletimizin bu okullara teveccühüne vesile olmuştu.

Sadece bazı büyük il merkezlerinde imam hatip okulları vardı.

Talep çok ama okul sayısı azdı.

Kardeşim Hasan ve ben her ikimiz de giriş imtihanını kazanmıştık.

1965 yılının başında okula kaydımızı yaptırarak başladık.

Konya İmam Hatip Okulu (o yıllarda resmi adı lise değil okul olarak geçiyordu) Konya'nın önemli alimlerinden ve manevi önderlerinden Hacı Veyiszade Mustafa (Kurucu) Efendi'nin çok üstün gayretleriyle ve Konya eşrafının destekleriyle yapılmıştı.

Hacı Veyiszade okulda öğretmenlik de yapmış.

Şehrin merkezinde çok büyük bir alan üzerinde oldukça büyük bahçesi ile iki tane çok büyük bir tane de daha küçük üç binası vardı. Binalardan birisi Yüksek İslam Enstitüsü idi.

Bahçenin ana portalinden girerken ilk anda gözünüze merhum Mehmet Akif Ersoy'un bir şiiri ilişiyordu.

‘Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol.

Yol varsa budur, bilmiyorum başka yol.’

Çocuk yaşımızda gurbet çok zordu. Babam işi gereği zaman zaman Konya’ya geliyordu, onu görüyorduk, ama annemizi çok özlüyorduk.

Tatillerde evimize geldiğimizde, camide başımızda beyaz takkelerle namaz kılıyoruz, bazen müezzinlik yapıyoruz. Cemaat bize gıpta ile bakıyor.

Babama nerede okuduğumuzu sorarlarmış.

Babam hem bilgi verir hem de çocuklarını İmam Hatib’e göndermeleri için teşvik edermiş onları.

Sonraki yıllarda bizim durumumuza, terbiyemize, ahlakımıza gıpta eden insanlar çocuklarını İmam Hatip Okulları’na göndermeye başladılar.

Okulların sayıları arttı.

Özetle İmam Hatip Okulları, bu Ülke'nin hem maddî hem de manevî inşasına önemli katkı sağlamış okullardır.”

 

 

  
41 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret63440
15 Temmuz Destanı
Ayasofya Camii İbadete Açıldı
Yayımlanan Eserler


Sayıların Gizemi ve Tasavvufun Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
İnsan Yayınları


   İlkçağ Felsefesi Tarihi
Bayram Ali Çetinkaya 
İNSAN YAYINLARI









Yitik Bilgi ve Hikmet
Bayram Ali Çetinkaya





İslam Medeniyetinin Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



İrfan ve Hikmet Peygamberi 
Bayram Ali Çetinkaya
   İNSAN YAYINLARI
   



   Şems-Mevlana Dostluğu
     Bayram Ali Çetinkaya
     İNSAN YAYINLARI
      


Medine'den Medeniyete

Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI
YENİ ÇIKAN ESERLER

                                             
     

   



Doğudan Batıya Düşüncenin Serüveni Semineri


İzmirli İsmail Hakkı
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI