• Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
    • Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya
Üyelik Girişi
Videolar

Yeni Yayımlanan Kitaplar

   

İsmail Haqqi His Life Works and Views
Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI

ibn rüşd (1. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek



ibn rüşd (2. cilt) (uluslararası ibn rüşd sempozyumu bildirileri) doğu-batı ilişkisinin entelektüel boyutu ibn rüşd'ü yeniden düşünmek




Dini ve felsefi metinler: Yirmibirinci Yüzyılda yeniden okuma, anlama ve algılama

Bayram Ali Çetinkaya(Editör)

Doğu-Batı: İki Dünyanın Buluştuğu Noktada Düşünce Günleri


Cami Avlusundaki Tıbbıyeli ‘Hayalim Nobel Almak’-4

 

Bayram Ali Çetinkaya

Hakikat Kapısından Giren Yusuf

Hakk Teâla, Yusuf’u cami avlusunun kapısına kadar getirir. Aslında Yusuf, Allah’ın sevgili bir kuluymuş ki, alemlerin Rabb’i onun başka ‘kırık ve kilitli’ şer kapılarına gitmesine izin ve fırsat vermez. Kendi halini objektif bir şekilde değerlendirme olgunluğuna sahip olan Yusuf’un şu ifadesi ne hoştur: ‘Allah, yalnız camisine geleni değil, caminin çay ocağına bile geleni korumuş,’ rahmeti ve merhametini ondan esirgememiştir.

Yusuf’u anlayan ve onunla kendi evladı gibi ilgilenen Olgun Abi, 2018’den itibaren iki seneden fazladır Yusuf’la ilgilendiklerini söylemektedir. Okuluna devam eden eski derslerini veren Yusuf, yirmiden fazla dersinden geçerek intörn doktor olur.

Babasının anlattığına göre, Yusuf, lisede de çok başarılıdır. Veli toplantısına gittiğinde matematik öğretmenin ‘Yusuf’tan şikayetçiyim’ sözleri üzerine şaşırdığını ‘bir saygısızlık mı yaptı?’ soruma öğretmenin gülerek, bazen problemleri yanlış çözüyoruz. Yusuf hemen atılarak öğrencilerin önünde yanlış olduğunu söylüyor.’ Aynı benzer ifadeleri coğrafya öğretmeninden de duyduğunu söyleyen babası, bunun üzerine ‘herkesin ortasında söyleme, dersten sonra yalnızken söyle’ diye onu uyardığını, buna karşılık Yusuf’un ‘kendimi tutamıyorum’ diye cevap verdiğini ifade etmektedir.

 

Yusuf’un İmtihanı

Yusuf’un aslında genetikçi olmak istediğini söyleyen babası Ercan Cemal Bey, kendisinin yakın bir branş olarak onu tıp okumaya yönlendirdiğinden bahsetti. Tıp dördüncü sınıfa kadar başarıyla devam eden Yusuf, babasının ifadesiyle, 2013-2018 yılları arasında bir ara dönem yaşar. Yusuf’un söylediğine göre, aşırı ve yoğun bir şekilde çok sayıda din, bilim ve düşünce kitaplarını bir rehber olmadan plansız okur, bunlar onu bir kısır döngüye götürür…

Yusuf, bir ara ailesine haber vermeden memleketi Diyarbakır’a gider. Orada kaldığı evlerini ziyarete gittiğinde, site içine girmek için kapıdaki güvenliğe bir zamanlar orada bulunduğu, evlerini görmek istediğini söyleyerek ondan izin alarak içeri girer, uzaktan bir zamanlar oturdukları evlerini görür.

Gece yarısına yakın bir zamanda oradan çıkan Yusuf, günün verdiği yorgunlukla giriş kapısının biraz ilerisindeki banka oturur. Yan banklarda oturan iki tane hırsız, amcasının yurt dışında ona hediye olarak getirdiği değerli saati görür. Kolundan aldıkları gibi, gecenin karanlığından kaçarken, Yusuf ‘saatinin çalındığını’ bağırarak onların arkasından koşar. Neyse ki, bölgedeki karakola doğru koşan hırsızları polis yakalar. Ancak hırsızlar, saatin kendilerine ait olduğunu söylerler. Polisler, geceleyin Yusuf’un Diyarbakır İlahiyat’taki kız kardeşini ararlar. Gecenin bir saatinde gelemeyeceğini söyleyen ablası, sabah erken saatlerinde gittiğinde abisini serbest bırakmışlardır. Polisler, onun reşit olduğundan dolayı tutamayacaklarını söyleyerek durumu anlatırlar. Bursa’dan gelen babası da, Yusuf’un Diyarbakır’da tıpçı arkadaşlarının yanında kaldığını anlayınca içi rahatlar.

 

Zeki ve Efendi Tıp Öğrencisi

Hatta Yusuf’un fakültede sık sık gidip çay içtiği büfenin yaşlı sahibinin, onun için ‘burada yirmi yıldır binlerce öğrenci gördüm, Ancak Yusuf gibisini görmedim. O kadar zeki ve efendi ki…’ sözlerini Babası gururla anlatmaktadır.

Saygılı, efendi, oldukça zeki olan Yusuf, artık cami avlusunda cemaatin dinlediği ve sözlerine, düşüncelerine değer verdiği bir doktordur. ‘Bu konuda Doktor Yusuf sen düşünüyorsun, ne dersin? soruları, Yusuf’a ayrı bir huzur ve özgüven katkısında bulunur. Siyasetten, ekonomiden gelen soruların muhatabı, artık Tıbbıyeli Yusuf olmaktadır. Kendisinin söylediğine göre, ansiklopedi okuyan Yusuf, ülkeler, tarih ve farklı konulardaki soruların cevaplarını veren ‘okumuş’ bir kimsedir artık. Konuşurken örnekler verir, insanlar/cami cemaati onun söylediklerini can kulağıyla dinlemeye başlamıştır. ‘Dr. Yusuf böyle demişti’ ifadeleri, cami cemaatinin mensupları arasında sıkça duyulan sözler haline gelmiştir.

 

‘Ben De Burs Vereceğim’

Hayatı tamamen değişen ve geleceğe artık daha güvenle bakan Yusuf’un hayalleri vardır. Güzel bir araba, ev onun ulaşmaya çalıştıkları arasına girer. Daha da ilerisini söylemekten çekinmez Yusuf: ‘Ben de burs vereceğim’ diyerek kendisine yapılanları unutmadığını ve her daim hatırlayacağını ispatlar. ‘Bu yaşa geldim, eve yük oluyorum’. Onlar bana bakıyorlar’ sözleri Yusuf’un ağzından dökülen önemli sözlerdir.

İdealleri ve geleceğe ait beklentileri değişen Yusuf için ‘en büyük hayalim: Nobel almak’ sözü rastgele söylenen bir cümle değildir. ‘En büyük hayalim: Nobeli Almak’ diyen Yusuf, Aziz Sancar aldı, çok çalışırsam ben de alabilirim’ sözlerinin arasında ‘o, Mardin’li ve ben de Diyarbakır’lıyım diyerek hedefine ulaşacağına olan inancını belirtmektedir.

Aslında Yusuf’un Bursa Uludağ Tıp Fakültesi’ne gelmesi kolay olmaz. Anlattığına göre, o Diyarbakır Bağlar’da doğar. Israrlı bir şekilde Diyarbakır’ın yerlisi olduğunun altını çizen Yusuf, kendi ifadesiyle ‘yeni bir macera’ya atılmak için Bursa’ya gelir, 2004 yılında. O, Bursa’da okumak ister. Nitekim Anne tarafından dedesi, teyzesi ve dayısı Yeşil Bursa’da yaşamaktadır. Bursa’ya gelen ve liseyi üç yıl devam eden Yusuf, okulunu birincilikle bitirir. Ailesinin bir yıl sonra gelmesinden dolayı, o sene yurtta kalır. Sonradan ailesinin Bursa’ya taşınmasıyla onlarla beraber kalmaya başlar.

Bir buçuk milyon kişinin katıldığı üniversite sınavında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni (bildiği üç soruyu yanlış cevaplamasına rağmen) altı bininci olarak kazanır. Altı ay sonra 3.2 ortalamayla puanı yüksek olan Uludağ Tıp Fakültesi’ne yatay geçiş yapar. O artık ailesiyle birliktedir.

  
51 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret63440
15 Temmuz Destanı
Ayasofya Camii İbadete Açıldı
Yayımlanan Eserler


Sayıların Gizemi ve Tasavvufun Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
İnsan Yayınları


   İlkçağ Felsefesi Tarihi
Bayram Ali Çetinkaya 
İNSAN YAYINLARI









Yitik Bilgi ve Hikmet
Bayram Ali Çetinkaya





İslam Medeniyetinin Dinamikleri
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI



İrfan ve Hikmet Peygamberi 
Bayram Ali Çetinkaya
   İNSAN YAYINLARI
   



   Şems-Mevlana Dostluğu
     Bayram Ali Çetinkaya
     İNSAN YAYINLARI
      


Medine'den Medeniyete

Bayram Ali Çetinkaya
İNSAN YAYINLARI
YENİ ÇIKAN ESERLER

                                             
     

   



Doğudan Batıya Düşüncenin Serüveni Semineri


İzmirli İsmail Hakkı
Bayram Ali Çetinkaya
 İNSAN YAYINLARI